AĞACIN KURDU KENDİ İÇİNDE OLUR. MEHMET KABADAYI YAZDI

AĞACIN KURDU KENDİ İÇİNDE OLUR

Alevilerin Dergâhlarını kapatan, can damarlarını kesen kan akışını durduran tekçi, inkârcı, asimilasyoncu sistemdir. Aleviler, “İlericilik”, Çağdaşlık ve sahte “Laiklik” adı altında yıllarca manipüle edildiler. Manipülasyona ve asimilasyona karşı durmak içinde akılcı ve sorgulayıcı bir tutum sergilememiz gerekmektedir.

Kariyer ve rant düşkünü kimi kendini bilmezler; Alevileri adeta “kurbağa” yerine koymaktadırlar. Kurbağa yerine konulmak ne demektir? Kurbağayı, direkt sıcak suya atarsanız oradan hemen sıçrayıp çıkar. Ama soğuk suya atıp suyu yavaş yavaş kaynattığınızda Kurbağa hiçbir şey hissetmez, su kaynama noktasına gelir ve Kurbağa ölür! Toplum olarak, Kurbağa misali ölmemek için uyanık ve bilinçli olmamız gerekir.

Pir Sultan Abdal diyor ki; “Bozuk Düzende Sağlam Çark Olmaz.” Düzen bozuksa o düzen kendi içinde kurtlar üretir. “Ağacın kurdu, ağaçtan olmasa; ağaç kurumaz ve çürümez.” Bu düzen ve bazı kurumlar, kesimler ve kişiler bir kurt misali Aleviliği içten içe yozlaştırmakta ve içini boşaltmaktadırlar. Aleviler düşen görev top yekûn bu yozlaştırmaya karşı koymaktır. Aleviler; rant ve kariyer düşkünlerine karşı da uyanık olmalıdırlar.

Bozuk düzene karşı direnişin adı, “Dönen Dönsün Ben Dönmezem Yolumdan” diyen Pir Sultan Abdal; Toplumsallığın ve Komünalitenin adı, “Yârin Yanağından Gayrısı Birdir Bize” diyen, Şeyh Bedrettin; “Ben Sizin Hilelerinizle ve Yalanlarınızla Baş Edemedim Bu Bana Dert Oldu, Ama Bende Size Boyun Eğmedim” diyen, Pir, Seyid Rıza! Bütün bu değerlerimiz sahip oldukları kutsal ışıkla yolumuzu aydınlatsın.

Boz Atlı Hızır Bütün Canların Yar ve Yardımcı Olsun. Aşk İle.