LEYLA GÜVEN YALNIZ DEĞİLDİR. MÜCADELESİ ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUZ

CELALETTİN CAN’IN FACEBOOK PAYLAŞIMINDAN

10 şubat
(dün) günü saat 14.30’da Ali Bayramoğlu (Gazeteci, Yazar), Öztürk Türkdoğan(İHD Genel Başkanı ve ben Celalettin Can Leyla Güven’i ziyaret ettik… Ziyaret amacımız Leyla Güven’in son durumunu öğrenmek, ifade edeceği isteklerini ve taleplerini kamuoyuna iletmekti. En önemlisi bizim mahallelerde dahi türlü nedenlerle süren ilgisizliğin ayırdına varılmasını sağlamak, İktidar ve muhalefet partilerinin sorunun çözümü için adım atılmasını sağlamaktı… Leyla Güven’î son derece moralli ve öz güvenli bulduk. 95. gün olmasına rağmen herhangi bir şuur kaybı söz konusu değildi. Ama karşılıklı konuşurken Cümleleri uzatmak ihtiyacı duydukça yorgun düşüyor, el hareketleriyle tamamlıyordu konuşmasını… Meselenin sadece bir insanın tecriti olmadığı, tecrit politikasının bütün cezaevlerinde, hatta dışarıda toplumun bile ciddi bir tectit ve baskı altında olduğunu ifade ediyor, Başkan Öcalan’ın tecritinin bunun en ağırı, en göze çarpanı olduğu için merkezi bir rol oynadığını ifade ediyor, tarihi bir süreç yaşanıyor, hepimize birşeyler düşüyor, bu duygu ve düşüncelerle başladım. Aslında başlarken bu kadar sahip çıkılacağını sanmıyordum, zayıf kalacağını, cezaevinde ciddi bir destekten uzak bir şekilde öleceğimi ama tarihin de bunu unutturmayacağına inanıyordum, dedi… Cezaevlerindeki yoldaşlarına selamlarını iletti. Dışarıda destek verenlere, hatta en küçük destek verenlere dahi saygılarını ve şükranlarını iletti. Bizi de utandıracak kadar onore etti… Dışındaki bir engel nedeniyle son anda gelemeyen Baskın oranın, ‘İnsan hayatı her türlü ideolojinin üstündedir. Leyla Güven’i canlı istiyoruz’ mesajını ilettik kendisine… Ez cümle, ‘olan biten kamuoyuna iletilecek, direnişle ilgili kamuoyu aydınlanacak, hükümete ve muhalefet partilerine, çizgini bu tarafında , hatta öte tarafında herkes direnişle ilgili öğrenecek..’ dendi. . Görüşmemiz 30-35 dk. sürdü. Akabinde Leyla Güven’in Kızı, yakınları ve bir iki arkadaşının bulnduğu odaya geçtik, yeterli bir sohbetten sonra apartmanın önünde basın açıklaması yapıp ayrıldık. Kalbimiz orada kaldı…


Leyla Güven’e ve cezaevlerindeki açlık grevindeki insanları yalnız bırakmayalım. Onları yalnız bırakmamak için onların taleplerini benimsemek gerekmiyor, çok yanlış veya
zamansız bulabiliriz direnişlerini ve taleplerini ama doğru olan insanların insan olmaktan gelen yaşam haklarını savunmaktır, her durumda her koşul da…